Gezi Rehberim: Cide

Kastamonu’nun nadide ilçelerinden olan Cide, bu hafta kapıları siz değerleri okuyucularımıza açıyor. Şehrin tarihi ve mimari dokusunu yakından tanıma fırsatı elde ettiğim Cide’de gezdiğim, gördüğüm yerleri sizlere aktarmaya çalışacağım.

Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Cide, zamanında pek çok uygarlığa ev sahibi yapmakla beraber Kastamonu’yu gerek ekonomik gerekse idari yönden geliştiren ilçeler arasından yalnızca bir tanesi. Cide, 1213 yılında Anadolu Selçukluların, 1460’da Fatih Sultan Mehmet’in Kastamonu Alması ile Osmanlı İmparatorluğunun egemenliğine geçmiş bir ilçe.

Karadeniz Bölgesi’nin Samsun’dan sonra en büyük yüzölçümüne sahip olan Kastamonu, pek çok ilçeyi bünyesinde barındırıyor. Yaklaşık 19 ilçe ve 1054 köy bulunuyor. Cide’de ise 85 köy ve bu köylere bağlı 204 mahalle bulunuyor. Kastamonu ilçelerinin birçoğunun denize kıyısı bulunmakla beraber nüfusun da bu bölgelerde yoğunlaştığı biliniyor. Bu şansı yakalayan Cide, jeopolitik konumu itibarıyla pek çok turist ağırlıyor.

Dağların arasından geçerek yolcuğumuza devam ettiğimizde yol üzerinde yolcuları minik çeşmeler karşılıyor. Çok ince düşünülmüş olan bu ayrıntı sayesinde ihtiyacımız olan her anda suya ulaşım sağlıyoruz. Elinizi yüzünüzü yıkamak için arabadan indiğiniz her 10 kilometrede bizi çeşmeler karşılıyor. Dağların arasından gelen soğuk mineralli su ile kendinize gelip yolunuza devam ediyorsunuz. Ayrıyeten her 10 kilometrede bir mescit tarzı yapılar bulunuyor.

“Türkiye’nin Cenneti Cide” unvanını alan bu sahil kasabası isminin hakkını sonuna kadar veriyor. Adeta yaz akşamlarını anımsatan hafif bir rüzgar ensenizden esiyor ve kulağınıza fısıldıyor: Mavinin ve yeşilin tüm tonları benimle! Huzur benimle!

Dinlenmek için mola verdiğinizde sakın yerinizde durmayın. Dağların arasından geçin, göllerin üzerinde taş sektirin ve mis gibi dağ havasını içinize çekin. Betonlaşmış yapılar yok burada. Her şey doğadan ve toprak anadan almış kaynağını. Doğanın ressamı yine yapmış yapacağını. Tüm ihtişamıyla orada duruyor. Sen yalnızca o güzelliği görmek iste yüce insan…

Yolcuğumuza devam ettiğimizde yol boyunca ağaçların ve gökyüzünün eşsiz manzarasına tanık oluyorsunuz. Kastamonu merkeze yaklaşık 2 saat kadar uzaklıkta olan Cide, yol sonunda size mükemmel bir manzara sunuyor. Arabada geçirdiğiniz 2 saatin ardından çarşaf gibi uzanan deniz ve yemyeşil dağlar sizleri karşılıyor. Eğer dikkatli bakarsanız size hoş geldin dediklerini duyabilirsiniz.

Adımınızı attığınız ilk andan itibaren bu küçük sahil kasabasının içinde kayboluyorsunuz. Sahil boyunca devam ettiğinizde karşınızda küçük bir koy beliriyor. Gideros Koyu olarak bilinen bu yer, dağların arasında bulunuyor. Koyun sağ ve sol tarafındaki meyve ağaçları sizlere tatlı bir atıştırma fırsatı sunuyor. Elinize mataranızı, çayınızı, kahvenizi ve sevdiğiniz insanları alıp manzarayı seyretmek insana ayrı bir keyif veriyor.

Alabildiğince masmavi olan Cide’nin merkezine vardığımızda ise bizleri Rıfat Ilgaz Evi karşılıyor. Saygıdeğer yazar doğma büyüme Cideli. Kendisini Hababam Sınıfı’nın yazarı olarak tanıdığımız büyük ustanın neredeyse tüm eserlerinin 1.basımları bu evde bulunuyor. Giydiği kazaklardan, ceketlerden tutun da aldığı ödüllere, kullandığı daktilolara kadar pek çok eşya bulunuyor.

İki katlı olan bu ev Rıfat Ilgaz İstanbul’dayken restore edilmiş. Her yıl öldüğü gün 7 Temmuz’da, Cide, Kastamonu’da adına “Sarı Yazma Festivali” düzenlemekteymiş. Rehberden edindiğimiz bilgilere göre Kastamonu’da, 2 Mayıs 1991’de eskiden oturduğu sokağa adı verilmiş. Cide’deki bir cadde Rıfat Ilgaz caddesi, belediye parkı da Hababam Sınıfı Parkı yapılmış.

Şehir tüm benliği ile içinde doğup büyüyen yazara büyük bir değer biçiyor. Muhteşem güzellikteki Cide, yazar Rıfat Ilgaz’a ilham kaynağı olmuş durumda. Rıfat Ilgaz’ ı yaşatmaya ve onu unutmamaya ant içilmiş adeta. Ayrıyeten onun adına T.C. Kastamonu Üniversitesi Cide Rıfat Ilgaz Meslek Yüksekokulu (21 Ekim 2008) bile açılmış. Aydın kişiliği ile Türk Edebiyatına yön vermiş olan usta yazarın varlığını Cide’de iliklerinize kadar hissediyor ve zamanında onun geçtiği yollardan siz de geçiyorsunuz.

Rıfat Ilgaz memleketi Cide için şu sözleri sarf ediyor:

“Doğduğum eşsiz, benzersiz memleket…”

“Ne iyi etmiş de, anam beni bu cana yakın memlekette doğurmuş.”

Rıfat Ilgaz ve Cide birbiri ile özdeşleşmiş iki önemli isim. Soyadı devrimi ile beraber kendine bu kentin, Kastamonu’nun, en büyük simgesi olan Ilgaz Dağlarının ismini soyadı olarak seçtiğini de rehberimizden öğreniyor ve büyük bir gururla yolculuğumuza devam ediyoruz.

İlçedeki tüm insanlar oldukça samimi ve burada herkes herkesi tanıyor neredeyse. Küçük şehirlerin böyle güzel bir yanı var sanırım. Yabancılık hissetmiyorsunuz ve oraya aidiyet duygunuz hemen beliriveriyor. İnsanlar sıcakkanlı, misafirperver ve en önemlisi size verilen değeri hissediyorsunuz.

İlçede en çok dikkatimi çeken bir diğer ayrıntı ise meyve ağaçlarının çokluğu. Oldukça verimli toprakları olan Kastamonu pek çok ormanı da bünyesinde barındırıyor. Yolda durduğunuzda ormanların içinde kısacık bir yürüyüş yapın. Size çok iyi gelecek ve sizi dinç tutacaktır. Yalnız ayı tehlikesinin olduğunu da gözden kaçırmamakta fayda var sevgili okurlarım.

Karadeniz’in göz bebeği olan Kastamonu, görüldüğü üzere tüm ihtişamıyla bizimle. Her ilçesi kendine has eşsiz bir güzelliğe münhasır. Yolunuz bir gün düşerse muhakkak uğrayın. Size ve sevdiklerinize iyi gelecek olan bu yolculuk ile tarihin tozlu sayfalarına giriş yapmaya hazır olun.

Sağlıcakla kalın…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s